Pages

15 Kasım 2012 Perşembe

İşte Benim Blogger Ödüllerim

Oğlumun blogunu açalı 1 seneyi biraz geçti . Bu süre zarfında çok anne çocuk blogu ,el emeği blogu inceledim. Çok güzel kurulmuş dostluklar gördüm. Benimde dostlarım oldu. Gün geldi ödülümde oldu sonunda. Sevgili Elif Sevim bizim sitemizi ödüle layık görmüş. Kendisi buradan da teşekkür ederim. 

Sevgili Elif 'in blogu : http://alikemalalp.blogspot.com/  İzleyin çok güzel aktiviteler yapıyorlar. 


Bu ödülün amacı izleyici sayısını arttırmak. Bende amacına uygun olarak aşağıdaki blogger arkadaşlarıma gönderiyorum. Umarım herkese uğurlu gelir :) 

İşte ödüllerim : 
http://cocuklarimlabuyurken.blogspot.com/  Yemek blogu olan ama çocuklarıyla yaptıklarını da ayrıca paylaşmak isteyen tatlı bir annenin blogu. Mutlaka bakınız çok güzel şeyler yapıyorlar çocuklarıyla. 

http://cocuklugeziler.blogspot.com/  Nurturiadan yakın arkadaşım Nihal 'in çocukla nerelere gidilir , neler yapılır adına yazdığı çok  faydalı blogu .

http://aselname.blogspot.com/ Yine nurturiadan çok yakın arkadaşım Hacer'in blogu . Benim blog yazmaya başlamama sebep olan 2 arkadaşımdan birisidir kendisi :) Benim oğlumla yaşıt tatlı kızının  yaptıklarına bayılıyorum . 

http://annediryuregi.blogspot.com/ Sevgili Nurcan Hanım bu ödülü almış daha önce ama 17 aylık oğlu için o kadar güzel şeyler yapıyor ki oğlu için ben onada gönderiyorum. 

http://oyuncuanne.blogspot.com/ Yine nurturiadan yakın arkadaşım Merve 'nin blogu. Blog yazmaya yeni başladı sayılır ama çok hızlı yok alıyor .Sevimli oğluyla yaptıkları süper . Gerçekten tebrik ediyorum. Ve blogunun çok daha iyi yerlere geleceğine eminim :) 










12 Kasım 2012 Pazartesi

Her sabah her sabah :)

Biz her sabah neler yapıyoruz. değişmeyen rutinimiz nedir :)
Sabah uyanınca anneye naz yapılır biraz kucağında yatılır .Sohbet edilir. Sonra genellikle 1 kase sütlü gevrek yenir .Giyinilir ve evden çıkılır .Yolda sevgili arkadaşımız Duru ile buluşup okul yoluna düşülür :) Okul kapısına gelince yardımcı ablalara pas verilmez. Hatta dilimizden düşürmediğimiz ablamız bile görmezden gelinir ayakkabıların anne tarafından değiştirilmesi istenir :)) Sonra sınıfa geçilir. Kendi güzel ama yüreği daha güzel öğretmenimiz tüm öğrencilerini kapıda karşılar hepsinin yanağında öpücük kondurur hepsini güler yüzle günaydınlarla karşılar . Sonra anne ile vedalaşılır , iyi eğlenceler dilenir ve anne kapıdan çıkmadan oyuna başlanır :)) Hemen akabinde eller yıkanır mini mini lavabolarda ; tren olup kahvaltıya gidilir :)
Anne de bu sahneyi görmenin mutluluğu içinde ev yoluna koyulur tekrar.
Gökten 3 elma düşermi , düşerse kime düşer bilmem ama bize elma düşmese de olur :) Ben bu rutini yaşamaktan öyle mutluyum ki extra bi elmaya ihtiyacım yok :))







2 Kasım 2012 Cuma

Oyun Hamuru Oyunları -2



Oyun hamur ile çok fazla oynamadığımızı söylemiştim daha önce. Birde kreşte hamur ile oynayınca evde hiç aklına gelipte hamur oynamak istiyorum demiyor Evrim Arda . Arada ben çıkartırsam canı isterse oynuyor. Çoğunluklada kısa sürüyor :) Ama bu defa işin içine sevdiği şeyleri katınca biraz daha fazla oynadı sanki :))

Önce hamurdan küçük toplar yaptık. Sonra gündüzden benim budanan ağaçlardan getirmiş olduğum parçalardan kesip hamurun üzerine soktuk. Küçük ağaçlar oluşturduk. Sonra geniş bir toprak yüzey gibi bir alan yaptık hamurdan .Üzerine minik minik kopardığımız yeşil ağaç dallarını taktık. Kocaman bir orman yaptık. Birde ormancı koyduk içine. Birkaç plastik ağaç figürümüz vardı onları da ekleyince tastamam orman oldu. Sonra Evrim Arda nın ormancısı ormanda yangın çıktığını farketti. Alo 177 yi aradı. Sonra itfaiyeci Sam geldi .Yangını söndürdü. Heyacanlı bir macera daha bitmiş oldu böylece :)) Küçük masamızın yüzeyi çok renkli olduğu için yaptklarımız pek anlaşılmamış fotoğraflarda ama ana fikir önemli zaten :)) Bol oyunlu bol hamurlu günler dilerim :))
Ertesi sabah ise yeniden aklına gelip ağaç yapalım anne deyince ortada kalanlardan bir minik saksıya hamur sıkıştırıp üzerine de ağaç yapıverdik. Arda öğretmenini çok sevdiğini için götürmek istedi ben de izin verdim :)
Öğretmenimizle konuştuk ileriki günlerde böyle bir uygulamayı sınıftaki diğer minik öğrencileriyle de yapacak :)

İşte bizim ormanımızın resimleri :












Evde Oyun Hamuru Yapımı

Eveett sonunda bu da oldu. Evde oyun hamuru yaptım. Oldukça da beğendim. Arkadaşımın çok sevimli bir kızı var ama bu sevimli kızın bir muzurluğu var. Oyun hamurlarını ağzına alıyor. Onun yüzünden abisi rahat rahat hamurla oynayamıyor evde :) Yapsak yapsak ne yapsak evde oyun hamuru yapsak. BU gece sıcağı sıcağına internetten tarif aldık ve yaptık . Oldumu peki ? Evet oldukça güzel oldu. Hatta tam soğumasını bile beklemeden kuzular geçti başına epey oyalandılar. Bizim ufaklık ta attı ağzına sürekli ama tuzlu olunca acı acı deyip durdu .Sanırım bir süre sonra bir kaç defa ağzına aldıktan sonra hevesi geçip ağzına almayı da bırakabilir. Çünkü ne kadar yapma kızım alma ağzına desekte fayda etmiyordu aksine daha cazip geliyordu ona. Umarım bundan sonra bırakır :)))
Fotoğraf nerde diyeceksiniz. O kadar hızlı oldu ki aklımıza bile gelmedi fotoğraf çekmek. Elimizde sadece kırmızı gıda boyamız olduğu için sadece kırmızı hamur yaptık ama diğer renklerden de yapmak için sözleştik. Artık o zaman çektiğim fotoğrafları eklerim .

Gelelim Tarife :
Bir çok siteye baktım internette . Genelde aynı tarif vardı .

1 bardak un
1 bardak su
1/2 bardak tuz
2 çorba kaşığı  tartar kremi (bunun yerine aynı miktar elma sirkesi kullandık)
2 çorba kaşığı sıvı yağ
Gıda boyası

Boya ve yağ hariç tüm malzemeleri karıştırıp en küçük ocağa koydum. Tahta kaşık ile karıştırarak pişirdim. Hamur olmaya başlayınca sıvı gıda boyasını kattım . Farklı renklerden yapacaksanız boyayı katmadan hemen önce ayırmayı unutmayın. Toz gıda boyanız varsa eğer çok az suda erittikten sonra kullanın.Sıvı boya daha güzel eşit  karışıyormuş nette yazan tariflere göre :) Sonra sıvı yağı ekledim. Zaten olmaya başlayınca anlıyorsunuz. O kadar çabuk oldu ki . Bu kadarlık malzeme rahat rahat 3-4 play-doh oyun hamuru kutusunu doldurur. Diğer renkleri de yapınca fotoğraf eklerim yapımına dair. Ama o kadar basit ve çabukki şaşıp kalacaksınız. Zevkli oyunlar dilerken play-doh 'nun kendi sitesinde vermiş olduğu renk paletini paylaşmak istiyorum. Sizde ana renkleri karıştırarark istediğiniz renkte oyun hamuru elde edebilirsiniz.


Mutluluk Ekmeğin Kenarında

Evlenmeden önce anaevinde ekmek almaya hep ben giderdim.Evin küçüğü olduğum için sanırım. Sıcacık ekmeğin iki kenarınıda koparıp yemek benim için büyük zevkti. O zamanlar bu kadarcık şeyin bile şükretmem için yeterli olacağını bilemezdim tabi. Büyüdüm evlendim. 5 sene sonra bir taş fırının karşısına taşındık. Her gün sıcak ekmek , ramazanın her gününde sıcak pide yemek benim için lüksten öte bir alışkanlık oldu :) Hatta bu  fırınlar yüzünden oldukça kilo aldım ama bu mutluluğu hiç bişeye değişmedim . Gün geldi anne oldum , oğlum büyüdü , beraber fırına gitmeye başladık. Şimdi ekmeğin bi kenarını ben koparıyorum bi kenarını oğlum . Bu mutluluk ise hiç bişeye değişilmezmiş. Eskiden bunun büyük bir nimet olduğunun farkında değildim ama anne olduktan sonra bu basit görünen olayın içinde bile kocaman bir mutluluk saklı olduğunu görebiliyorum. Mutluluk  arayan bulabilen için küçük ayrıntılarda saklı sanırım . Siz siz olun küçük şeyler için birbirinizi kırmayın . Hayat çok kısa anlık mutluluklarda saklı. Başınızı sokacak sıcak bir yuvanız varsa ; sofranıza hergün bi kap sıcak yemek varsa , sağlığınız sıhhatinizde yerindeyse gerisini salın gitsin. Her şey bir şekilde yoluna girer .Maksat gönüller bir olsun.
Hiç bir zaman yanınızdan ekmeğin kenarını paylaşacak birilerinin eksik olmaması temennisiyle :)) Hoşçakalın...

İlk Ödevlerimiz :)

Ödevlerimiz dedim başlıkta evet Arda henüz ödev kavramından haberdar değil. Yada en azından ben öyle düşünüyorum.Çünkü öğretmenim bana ödev verdi deyip durdu :) Sanırım ödevi hediye gibi bişey zannediyor :D
Gelelim fasülyenin faydalarına , başladık ödevlerimizi yapmaya ,hızımızı alamadık 2 gecede 9 sayfa ödevi bitirdik. O da yetmedi kendimiz kesme-yapıştırma yaptık. 3 yaşındaki bir çocuk için ödev kavramını doğru bulmasamda :öğretmenimizin çocuklar aileleriyle beraber bişeyler yapsın , aktivitelerine ara vermemiş olurlar hem demesi üzerine ikna oldum. Zaten yapmak istemeseydi yaptırmayacaktım kesinlikle .Ama işin içinde kalem ve kağıt varsa Evrim Arda o işten sonuna kadar zevk alır. Nitekim de öyle oldu. Büyük bir ciddiyetle çizgi çalışmalarını yaptı ; büyük bir keyifle de kesme-yapıştırma resimlerini yaptı :) Yani ben kestim o yapıştırıcıyı sürüp yapıştırdı. Henüz makas kullanmayı beceremiyor benim tatlı oğlum çünkü :))




Bir Plastik Kapak Neler Yapar ?

              

Mavi plastik kapakların geri dönüşümde toplanarak yürüme engelli vatandaşlarımız için akülü sandalye ye dönüştüğünü bilmeyen yoktur sanırım. Evet umursamayarak çöpe attığımız binlerce kapak doğada bozulmayarak binlerce yıl kalabiliyor. Her kapak için ayrı ayrı  5000 sene hesaplarsak durumun vehametini siz düşünün artık. Neyseki eskiye oranla geri dönüşüme önem veren kişi sayısında epey artma var. Kendi adıma konuşursam uzun süredir çöpümü ayrıştırıyorum. Suyu tasarruflu kullanmaya çalışıyorum. Çöpleri ayrıştırıyorum ama kapakları akülü (tekerlekli) sandalye yardımı için toplayan marketlere veriyorum. 
Bu kapak toplama işin hepimiz biliyoruz sanırım .Ama bilinmeyen bişey var. Sadece mavi kapaklar toplanmıyor. Diğer tüm kapaklarıda biriktirebiliriz. Bunu bende yeni öğrendim .Çevremde bir çok arkadaşım sadece mavi kapakların sandalye alımı için toplandığını söylüyordu. Ben tüm kapaklarımı ayırırdım ama sadece mavi kapakları sandalye içi bırakırdım ilgili yerlere. Gerçi diğerlerini de doğaya terk etmezdim onlarıda geri dönüşüme gönderirdim ama haliyle bu sandalye yardımcı için epey az kapak çıkması demekti. Bugün TOFD un sitesinde gördüm .Diğer kapakları da sandalye alımı için toplayabilirmişiz. Bunu bilmeyen çok olduğu için ben de buraya yazmak istedim. Demekki bundan sonra çok daha fazla kapak toplayabiliriz.Konu ile ilgili TOFD 'in sitesindeki  paragraf  : "İçtiğiniz su şişesinin ya da damacanasının, zeytinyağınızın, meşrubatınızın kapağını atmayarak sizler de engelli vatandaşlarımızın özgür kılınmasına yardımcı olabilirsiniz. "
Bunları direk ulaştırmak ta çok kolaymış . İsterseniz ki ben şimdiye kadar öyle yapıyordum. Zincir marketlerin kapısındaki kapak kutularına atabilirsiniz. Yada 30 kg ya kadar  olan kapaklarınızı PTT Kargo ile 5,00 TL ödeyerek TOFD 'ne gönderebilirsiniz. Evet kaç kg olursa olsun 5,00 TL . 
"Tüm Türkiye'den plastik kapak gönderileri için PTT Kargo ile yapmış olduğumuz anlaşma ile TOFD adresini ya da müşteri numaramız olan 801231382 kodunu vererek 30 KG'a kadar 5 TL ücret ile gerçekleştirebilirsiniz. "
Konu ile ayrıntılı bilgiye ve kapak toplama merkezlerinin listesine ulaşmak için TOFD sitesine bakabilirsiniz. 

Unutmayalım hepimiz birer engelli adayıyız. Ben bundan sonra kapak toplamaya daha çok önem vereceğim ve sadece mavi kapakların değil tüm kapakların toplanabileceğini elimden geldiğince çevreme yaymaya çalışacağım . 1 kapak bile bir çok iş yapabilir bunu unutmayın. Sağlıklı engelsiz günler dilerim . . . 


1 Kasım 2012 Perşembe

İlk Yıldızımızı Aldık

Bu postu aşağıdaki güzel fotoğraf kaynayıp gitmesin diye yazıyorum . İlk yıldızımız sizi bilmem ama benim için önemli :)