Pages

1 Haziran 2012 Cuma

HAZİRAN 2012 :)

Evrim Arda nın parayla tanışması :)

BUndan yaklaşık bir ay önce başka birşey almak için girdiğimiz züccaciye mağazasından elimizde seramikten denizci bir oğlanla döndük eve. Bu sadece kıvırcık saçlı sevimli bir denizci oğlan değildi tabi. Kafası çalışan bir denizciydi. Çünkü o bir kumbaraydı. O güne kadar hiç bir eşya yiyecek vs için tutturmayan Evrim Arda kendini yerlere attı almak için. Mağaza ortasında alcammmmm alcammmm diye bağırdığı ilk eşya .Aslında bu şekilde istenen hiç bir şeyi almamaya karşıyım diyordum ama etrafa rezil olma duygusunun verdiği eziklik ve nasılsa zararlı bir şey değil diyen iç sesimin verdiği teselli ile biz bu sevimli oğlancığı aldık geldik eve. 2 yaşına bile basmamış bir çocuk napar bununla nasıl oynar diye merak ederken evir çevir bayağı inceledi bizim oğlan bunu. E madem bu kadar ilgisini çekti tamamdır dedim . Amacına uygun kullanmaya başlayabilir. Eline bir kaç bozuk para verdim. Bir kerede nasıl atacağını gösterdim. Bitti. Sonuç mu ? Şimdi evde ekmek almak için bile bozuk para bulamıyoruz. Ne zaman eline bozuk para geçirse soluğu aynı yerde alıyor .Minicik parmaklarıyla bozuk paraları kumbaranın derin karanlıklarına gönderiyor. Bu kadar bahsetmişken bizim denizci oğlanı göstermesek olmazdı dimi )



Migros sana güle güle

En son çıkışta yakaladığım bir poz . O kadar saat ayakta gezmesine rağmen yorulmayan bir çocuk .Onun peşinde koşmaktan helak olmuş bir baba .Ve onları seyretmeye doyamayan bir anne. Mutlu mesut evimizin yolunu tutarken




Kendine alışveriş yapıyor :)

Evrim Arda nın bir çok çocuğun olduğu gibi koleksiyonu lcw den Şaka bir yana hem hesaplı hemde güzel şeyler olduğu için sık sık oraya gidiyoruz Evrim Arda ya bişeyler almak için. İşte yine o da her zamanki gibi oradan oraya koşturuyor. Her çocukla bir diyalog içine giriyor. Bebeklerle bile. Nereden bulduysa bilmiyorum bir balon bulmuş .Alışveriş filesinin içinde salladı durdu. En son biz çıkarkende huysuzluk eden bir çocuğun eline verdik. Umarız keyfi yerine gelmiştir onunda Bizimki halinden çok mutluydu . 




Merdiven Sevdası

Evrim Arda nın yürüyen merdivenlere karşı bir sempatisi var. Bir çok çocuğun aksine o korkmuyor çok seviyor. Babamızı beklerken belki 20 den fazla inip çıkmışızdır o yürüyen merdivenleri .Gel oğlum etme oğlum desemde kar etmedi. Zorla bir mağazanın içine bile soktum ama ipini kopardığı gibi çıkıp merdivenlere koştu. Bende artık hevesini alana kadar bindirdim mecburen. Yani 20 de hevesi geçti falan sanmayın. Bu hususta babamız aynı sabrı gösteremeyeceği için oradan zorla ayrıldık






Şimdi Reklamlar Birlikte iyi gider ….. yemekler :)

Evrim Arda Migrosta akşam yemeği yerken. Yanlış anlamayın oğlum her zaman çorbasını sebzesini yemeyi ihmal etmiyor . Bende bunun ödülü olarak arada kaçamak yapmasına izin veriyorum Hamburger + papates + ayran çok seviyor. Resimdeki malum içecek babamızın . Arda ve ben ayran içiyoruz her zaman . 



Evrim Arda babasını beklerken

Evrim Arda babasını beklerken migros alışveriş merkezinde oyuncaklara bindi. Her ne kadar babası olmadığı için yanında keyifli değilsede jete binmeyi ihmal etmedi










Evrim Arda nın anneler günü hediyesi :) çok değerli bişey

Evrim arda nın önce geçen yılki hediyesinden bahsederek girmek istiyorum konuya. Canım oğlum geçen sene bana 4 adet diş verdi. İlk dişini anneler gününden 2 gün önce çıkardı.Ve benim için çok değerli unutulmaz bir hediye oldu. Bu yılki hediye o kadar görkemli olmazzzzz derken oğlum geçen yılı bile gölgede bıraktı. Anneler günü malum pazar biliyorsunuz .Oğlum cumartesi akşamı bana ilk 3 kelimelik cümlesini kurdu . Bu da benim için unutulmaz bir hediye oldu .Tabi annem seni seviyorum olmadı lafı ama olsun ((((Annem emme açç )))) İlk 3 kelimelik cümlemiz bu. Sizin için bi anlamı yoktur belki ama ben dünyalara değişmem bunu )) 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Değerli yorumlarınızı bekliyoruz :))