Pages

24 Mart 2012 Cumartesi

Ayakta Sallanma ve Çocuk Odası Üzerine

Aslında bu konuyu yazmaya utanıyorum ama ne yapayım o kadar seviniyorum ki yazmadan edemiycem. Allah'ın bildiğini neden kuldan saklayayım dimi :) Kaldı ki bu durumu bilen oldukça kişi de var :D Nedir bu kdar beni utandıran. 5 gün sonra 2.5 yaşına girecek küçük bir adamın hala ayakta sallanarak uyuyor olması. Çok şükür ki 2 gün içinde bu olayı çözdük. O yüzden gönül rahatlığı içerisinde yazıyorum. Çocuk dediğin düzen sever , rutinlere bağlıdır. Ama çocuk kadar anneninde bağlı olması gerekir. Böyle olmayınca çocuk tereddütler yaşıyor. Aynı bizdeki gibi. Evrim Arda doğduğundan 1.5 yaşına kadar bizim odamızda kendi park yatağında yattı. 1.5 yaşına az vardı kendi odasında yatmaya başladı. Fakat yeni bir genç odası alınca (yatağı yüksek olduğu için) ve üstüne sıcaklar geldiği için (çocuk odası küçük ve sıcak-kışın ise soğuk oluyor) mecburen yine bizim odamıza döndü. Yazı geçirelim dedik bu defa kış geldi. Yine soğuk bir çocuk odası . Elektrikli sobaya ben güvenmiyorum , klima tatktıramıyoruz ,haliyle ne yaz ne kış yatılmayan bir çocuk odası oluyor. Bu çocuk odalarını bence evin en güzel yerine konumlandırmalı (en değerlimiz değilmi bu çocuklar ) Ama nerde en küçük en karanlık bölüm kalacak orası çocuk odası yapılıyor mimari açıdan. Bu konuya çok gıcığım. Eğer bir gün kendimiz kendi isteğimize göre bir ev yaptıracaka olursak emin olun çocuk odasını evin en güzel en havadar yerine koydurucam :) Daha sonra bir kere daha odasında yatırma denemem oldu ama gecenin 4 ünde tekrar yatak taşıyınca eski düzene devam dedik :) Dediğim gibi çocuklar rutini düzeni seviyor. Bir öyle bir böyle olunca sanırım güven problemi yaşıyorlar. Özellikle memeyi bıraktıktan sonra (2 yaşına yakındı) uyku sorunu çıktı bizde. Önceden daha az sallanan çocuk ayakta yatmaya daha çok düştü. Birde üstüne geç çıkan dişlerimizin sıkıntısı gelince çocuk nasıl uyuyacağını bilemedi. Sadece ayakta sallanarak uyumaya alıştı. Sonunda gece uyanmalarıda dişten dolayı gecede 15 defaya kadar çıkınca benim pilim bitti. Bu işe bir dur demem gerekliydi. Bundan 1 ay öncesinde bir denemem eşim tarafından engellenmesine rağmen bu defa pes etmedim. Sonuçta el kadar bebekler kendi kendine uyuyabiliyorsa kocaman 2.5 yaşında yaşında çocuk bunu neden yapamasın. Ki normal olanı da bu olmalı. 3 gece önce ben hasta olup ardanın yatağında uyuya kalınca o da dolanmış etmiş beni uyandıramamış yanıma kıvrılıp yatmış ... Öylece uyuduk o gece. Gece uyandığında ise salladım ayağımda. Ertesi sabah e bu çocuk kendi kendine uyumuş bir kere devamı niye olmasın diye şimşekler çaktı bende. Tamam bir daha sallamak yok diye karar verdim. Akşam uykusuna (gündüz işyerinde çok yorulduğu için) zor olmuyor dalması .O akşam biraz mırın kırın yapsada çok uykusu olduğu için uyudu kaldı .Gece uyandığında ise asıl sorun çıktı işte. Yalvarmalar ağlamalar "yütten anne " ler kızmalar bağırmalar hiç birisi kar etmedi .Önce 15 dk sonra 10 dk sonra 5 dk aralıklarla ağladı. Ben oğlum sen abi oldun kendin uyuyabilirsin diye telkin ettim.Benim uykum var ben yatıyorum istersen sende yat diye restimi de çektim. Baktı ki yapacak bişey yok kuzu kuzu yattı ve uyudu. Gerçektende .Yani öyle ağlamaktan bitap düşerek falan değil yani. Bildiğin sağa sola dönerek nasıl uyuyacağını bilmeyerek gece uykusu kaçan insanlar gibi dönüp durarak uyudu kaldı. Kabul ağlatarak bir şeyi yaptırmak doğru değil. Bunu hiç bir zaman kabul etmiyorum ama hani o şımarık ağlama vardır. gerçekten canı yanmıyordur ve üzülmüyordur bilirsin. Bu şımarık ağlamaya da müsade etmeyi sevmiyorum. Bunu kullanıyorlar çünkü. Neyse ilk gecemiz böyle geçti. Ve sadece 2 defa uyandı. 2 defa bizim için bir mucize. Ertesi gün akşam uykusuna dalmadan önce yine biraz ısrar etti salla diye. "Annecim benim işlerim var ,istersen yat uyu kendin ,istersen gel benimle mutfağa " dedim. Önce biraz geldi oyalandı gezdi sonra şaka gibi gitt yatağına ve yattı. Battaniyesinide çekmeyi üzerine ihmal etmedi. Gece de 1 kere uyandı ve istedi sallanmayı ama bir defa "hadi oğlum kendin uyuyabilirsin" demem yetti. Sağına soluna dönenerek hoop uyudu. Sanırım artık bu işi hallettik. Aslında çoktan halletmeliydik ama geç olsun güç olmasın değilmi :)
Bu kadar uzun bir yazı olmasını beklemiyordum ama bizim hayatımızda bu kadar sorun teşkil eden bir şeyin uçup gitmesine sevindiğim için bu kadar uzunluğu hoşgörüyorum artık :) Belki kimse okumaz ama ben seneler sonra bu illetten nasıl kurtulduğumuzu net hatırlamak için her ayrıntısına kadar yazdım :))
Çocuk odası konusuna gelince : Hiç bir zaman çocuk odası almak için acele etmemek gerekyormuş . Biz tekrar bütçe ayıramayacağımız için bir genç odası almak istedik .Aldık ama hiç memnun değilim ben. Odamız küçük olduğu için takım büyük olmamasına rağmen çocuğa eskisine göre alan kalmadı oynamak için. Montessori felsefesiyle çok geç tanıştığım için bir kez daha hayıflandım. Benim montessori ila tanışmadan önce hayal ettiğim oda tamda montessorinin tavsiye ettiği oda şekliymiş. Daha önce Ardanın odasında alçak bir yatak bir şifonyer küçük çocuk masa ve sandalyesi vardı. Bunlar yeterde artarmış aslında .Çocuk 10-12 yaşına gelene kadar bunlarla idare edebilirmişiz diyorum şimdilerde. Ama tüketmek kanımıza işlemiş.İlk çocuk illaki güzel bir odası olması lazım kanımıza işlemiş. Evet aldık odamız güzel ama benm hayalimdeki oda değil sanki. Kendi yaratıcığılığımı kullanarak bişeyler eklememe müsait bir oda değil :( Ama pes etmiyorum. Çocuk odasında mutlaka annesine ait izler olmalı diyorum ben.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Değerli yorumlarınızı bekliyoruz :))