Pages

29 Mart 2012 Perşembe

Tarçınlı kurabiye Almina 'dan hediyeniz var :)

Sevgili arkadaşım Tatlı kurabiye Almina'nın annesi Denizden hediyeniz var arkadaşlar. Çok hoş mini aktivite kitleri hazırlamış kendisi hediye olarak. Kazanmak için yapmanız  gereken blogunun izleyicisi olmak ve yorum bırakmak bu kadar kolay :)) Herkese bol şans :)
Buradan ulaşabilirsiniz :)  http://alminabeyaz.blogspot.com/2012/03/hediye.html 

Hoşgeldn 2.5 güle 2 :))

Uzun zamandır bu günü bekliyordum. Allahım bana da şu 2.5 yaş yazısını yazmayı nasip etti ya çok şükür. Yarım yaşın bu hasretle bekleneceğini hiç tahmin etmezdim. Takiii oğlum 2 yaşına girene kadar. 29 Eylül 2009 sabahından  2 yaşına kadar beni hiç üzmeyen oğlum 2 yaş sendromu denen meretin etkisiyle değişti huysuz mızmız bir çocuk olmuştu.Memnun olmaz bişeyleri beğenmez ne dersen önce hayır diyen bir çocuk olmuştu. Neyseki 3 yaşında sular duruluyormuş. Bu yolda da 2.5 yaş önemli bir basamakmış :) çok şükür 2.5 yaşına günler kala bize bir sihirli değnek değdi. Herşey kendiliğinden iyiye gitmeye başladı. 10 gün kala ayakta sallanmayı bıraktık. Bu bizim için bir milat oldu.Dile kolay 30 aydır ayakta sallanıyordu bu çocuk.Bir kere başarısız bir denemem oldu onun dışında hep nasıl istiyorsa nasıl mutlu olacaksa öyle yatsın öyle uyusun diye diye bugünlere geldik.Geç gelen dişlerimizin verdiği huzursuzlukla beraber ara ara uyandığında nasıl geri uyuyacağını bilmeyen bir çocuk haline geldi Evrim Arda. Haliyle gece uyanmaları artmaya başladı. 2 yaşını geçmiş bir çocuk gecede hala en 4-5 defa uyanırmı bu bana mantıklı gelmiyordu.O yüzden mutlaka çözmeliydik ve çözdük çok şükür.Bu konuyu aslında önceki postlarda yazmıştım ama benim için önemli bir konu olduğu için istemeden de olsa değindim yine. Çok şükür ummuduğumdan da kolay çözüldü. Hem yeni dişler çıktı hem de yeni düzene alıştı oğluşum geceleri hiç uyanmamaya yada 1 defa uyanmaya başladı. Onda da sütünü içip hemen geri uyuyabiliyor kendisi. Çok şükür bu günleri gördüm. Onun dışında yemesi düzelmeye başladı. Tabağındakileri bitirmese bile her zaman çoğunu yiyor. İçeçek tüketimi son gaz devam ediyor tabiyki. Günde 3 litreye yakın sıvı tüketiyor.Yaz geliyor korkarım bu miktar daha da artacak. Olsun sağlıklı olsunda :) Çok şükürki sık hasta olan bir çocuk değil .Bu kışın başında olmuştu birde kışın sonuda oldu maalesef. Ama şükür ikisinide antibiyotik almadan atlattık. Kendini çabuk toparlayabiliyor. Bugün itibariyle kilosu : 12.70 kg (normalden az olsada buna da şükür diyorum) Bugün itibariyle boyu :   91-92   cm .Bu da ortalamaya yakın  sayılır. Deddiğim gibi sağlıklı osunda geri önemli değil. Bunun dışında 2.5 yaşa dair not düşmek istediğim o kadar çok şey varki buraya sığmaz :) Ama genel olarak 2.5 bize geldi hoş geldi güzellikler getirdi. Daha ılımlı bir çocuk , tabağını kendi kaldıran sofra kurmaya yardım eden. bol bol konuşan güzel bir tükçe kullanan tatlı bir oğlan getirdi .Darısı tüm 2 yaş annelerinin başına. 2.5 hakikaten dönüm noktasıymış. Allahım inşallah nice buçuklu yaşlarına sevinmeyi nasip eder :)

24 Mart 2012 Cumartesi

Flash kart organizeri (Yada hafıza kartı düzenleyici )

Oğlum için bir şey ler yapmayı dikmeyi çok seviyorum her anne gibi. Eskiden ev eşyalarına yönelik hevesim Arda dan sonra tamamen çocuk eşyalarına kaydı. Şimdilerde keçe ile tanıştım çok sevdim. Çalışması çok zevkli ama henüz acemiyim .Şimdilik basit şeyler yapmayı planlıyorum. İşte ilk yaptığım :) Plastik bir kutudun içinde (ki hiç sevmem ama toparlamak için mecburen kullanıyorum) duran flah kartlarımız için bir organizer yaptım. Türlerine göre ayırdık. Taşıtlar hayvanlar kuşlar vs ...Yapılış aşamalarında da resimlerini çektim.Aslında çok basit ama fikir verir en azından :)







Yaz geldi :)

Antalyayı sevmeme rağmen burada baharı pek yaşayamamamıza üzülüyorum.Şimdi havalar ısınmaya başladı ve hemen birden bire yaz gelir havalar sürekli dışarıda kalınmayacak kadar çok ısınır. Bahar çok kısa sürüyor burda maalesef. Birde üstüne polen sıkıntısı eklenince yeterince tadını çıkartamıyoruz. Neyse hayılanmak yok gelelim resimlere. Sezonun ilk kısa kollu tişört resimleri :) Buyrun ....






Ayakta Sallanma ve Çocuk Odası Üzerine

Aslında bu konuyu yazmaya utanıyorum ama ne yapayım o kadar seviniyorum ki yazmadan edemiycem. Allah'ın bildiğini neden kuldan saklayayım dimi :) Kaldı ki bu durumu bilen oldukça kişi de var :D Nedir bu kdar beni utandıran. 5 gün sonra 2.5 yaşına girecek küçük bir adamın hala ayakta sallanarak uyuyor olması. Çok şükür ki 2 gün içinde bu olayı çözdük. O yüzden gönül rahatlığı içerisinde yazıyorum. Çocuk dediğin düzen sever , rutinlere bağlıdır. Ama çocuk kadar anneninde bağlı olması gerekir. Böyle olmayınca çocuk tereddütler yaşıyor. Aynı bizdeki gibi. Evrim Arda doğduğundan 1.5 yaşına kadar bizim odamızda kendi park yatağında yattı. 1.5 yaşına az vardı kendi odasında yatmaya başladı. Fakat yeni bir genç odası alınca (yatağı yüksek olduğu için) ve üstüne sıcaklar geldiği için (çocuk odası küçük ve sıcak-kışın ise soğuk oluyor) mecburen yine bizim odamıza döndü. Yazı geçirelim dedik bu defa kış geldi. Yine soğuk bir çocuk odası . Elektrikli sobaya ben güvenmiyorum , klima tatktıramıyoruz ,haliyle ne yaz ne kış yatılmayan bir çocuk odası oluyor. Bu çocuk odalarını bence evin en güzel yerine konumlandırmalı (en değerlimiz değilmi bu çocuklar ) Ama nerde en küçük en karanlık bölüm kalacak orası çocuk odası yapılıyor mimari açıdan. Bu konuya çok gıcığım. Eğer bir gün kendimiz kendi isteğimize göre bir ev yaptıracaka olursak emin olun çocuk odasını evin en güzel en havadar yerine koydurucam :) Daha sonra bir kere daha odasında yatırma denemem oldu ama gecenin 4 ünde tekrar yatak taşıyınca eski düzene devam dedik :) Dediğim gibi çocuklar rutini düzeni seviyor. Bir öyle bir böyle olunca sanırım güven problemi yaşıyorlar. Özellikle memeyi bıraktıktan sonra (2 yaşına yakındı) uyku sorunu çıktı bizde. Önceden daha az sallanan çocuk ayakta yatmaya daha çok düştü. Birde üstüne geç çıkan dişlerimizin sıkıntısı gelince çocuk nasıl uyuyacağını bilemedi. Sadece ayakta sallanarak uyumaya alıştı. Sonunda gece uyanmalarıda dişten dolayı gecede 15 defaya kadar çıkınca benim pilim bitti. Bu işe bir dur demem gerekliydi. Bundan 1 ay öncesinde bir denemem eşim tarafından engellenmesine rağmen bu defa pes etmedim. Sonuçta el kadar bebekler kendi kendine uyuyabiliyorsa kocaman 2.5 yaşında yaşında çocuk bunu neden yapamasın. Ki normal olanı da bu olmalı. 3 gece önce ben hasta olup ardanın yatağında uyuya kalınca o da dolanmış etmiş beni uyandıramamış yanıma kıvrılıp yatmış ... Öylece uyuduk o gece. Gece uyandığında ise salladım ayağımda. Ertesi sabah e bu çocuk kendi kendine uyumuş bir kere devamı niye olmasın diye şimşekler çaktı bende. Tamam bir daha sallamak yok diye karar verdim. Akşam uykusuna (gündüz işyerinde çok yorulduğu için) zor olmuyor dalması .O akşam biraz mırın kırın yapsada çok uykusu olduğu için uyudu kaldı .Gece uyandığında ise asıl sorun çıktı işte. Yalvarmalar ağlamalar "yütten anne " ler kızmalar bağırmalar hiç birisi kar etmedi .Önce 15 dk sonra 10 dk sonra 5 dk aralıklarla ağladı. Ben oğlum sen abi oldun kendin uyuyabilirsin diye telkin ettim.Benim uykum var ben yatıyorum istersen sende yat diye restimi de çektim. Baktı ki yapacak bişey yok kuzu kuzu yattı ve uyudu. Gerçektende .Yani öyle ağlamaktan bitap düşerek falan değil yani. Bildiğin sağa sola dönerek nasıl uyuyacağını bilmeyerek gece uykusu kaçan insanlar gibi dönüp durarak uyudu kaldı. Kabul ağlatarak bir şeyi yaptırmak doğru değil. Bunu hiç bir zaman kabul etmiyorum ama hani o şımarık ağlama vardır. gerçekten canı yanmıyordur ve üzülmüyordur bilirsin. Bu şımarık ağlamaya da müsade etmeyi sevmiyorum. Bunu kullanıyorlar çünkü. Neyse ilk gecemiz böyle geçti. Ve sadece 2 defa uyandı. 2 defa bizim için bir mucize. Ertesi gün akşam uykusuna dalmadan önce yine biraz ısrar etti salla diye. "Annecim benim işlerim var ,istersen yat uyu kendin ,istersen gel benimle mutfağa " dedim. Önce biraz geldi oyalandı gezdi sonra şaka gibi gitt yatağına ve yattı. Battaniyesinide çekmeyi üzerine ihmal etmedi. Gece de 1 kere uyandı ve istedi sallanmayı ama bir defa "hadi oğlum kendin uyuyabilirsin" demem yetti. Sağına soluna dönenerek hoop uyudu. Sanırım artık bu işi hallettik. Aslında çoktan halletmeliydik ama geç olsun güç olmasın değilmi :)
Bu kadar uzun bir yazı olmasını beklemiyordum ama bizim hayatımızda bu kadar sorun teşkil eden bir şeyin uçup gitmesine sevindiğim için bu kadar uzunluğu hoşgörüyorum artık :) Belki kimse okumaz ama ben seneler sonra bu illetten nasıl kurtulduğumuzu net hatırlamak için her ayrıntısına kadar yazdım :))
Çocuk odası konusuna gelince : Hiç bir zaman çocuk odası almak için acele etmemek gerekyormuş . Biz tekrar bütçe ayıramayacağımız için bir genç odası almak istedik .Aldık ama hiç memnun değilim ben. Odamız küçük olduğu için takım büyük olmamasına rağmen çocuğa eskisine göre alan kalmadı oynamak için. Montessori felsefesiyle çok geç tanıştığım için bir kez daha hayıflandım. Benim montessori ila tanışmadan önce hayal ettiğim oda tamda montessorinin tavsiye ettiği oda şekliymiş. Daha önce Ardanın odasında alçak bir yatak bir şifonyer küçük çocuk masa ve sandalyesi vardı. Bunlar yeterde artarmış aslında .Çocuk 10-12 yaşına gelene kadar bunlarla idare edebilirmişiz diyorum şimdilerde. Ama tüketmek kanımıza işlemiş.İlk çocuk illaki güzel bir odası olması lazım kanımıza işlemiş. Evet aldık odamız güzel ama benm hayalimdeki oda değil sanki. Kendi yaratıcığılığımı kullanarak bişeyler eklememe müsait bir oda değil :( Ama pes etmiyorum. Çocuk odasında mutlaka annesine ait izler olmalı diyorum ben.

20 Mart 2012 Salı

İlk tiyatro deneyimimiz ve atlarımız

Uzun zamandır Evrim Arda yı tiyatroya götürmeyi düşünüyordum ama zaman uygunmu ? uygun oyun varmı ? severmi ? sevmezmi ? dururmu ? izlermi derken epey vakit geçti. E nerdeyse 30 aylık olmak üzereyiz.Aman en kötü ihtimal sevmez kalkarız dedim ama içim öyle demiyor tabi.İlk gittiğinde korkar veya sevmez ise daha sonraki deneyimlerimde kötü olur diye içim içimi yedi. Allahtan korktuğum gibi olmadı. Oyunun başlamasına 5 dk kala salona girmemize rağmen başlayana kadar sıkıldı "eve gitcem" dedi.Eyvah dedim o anda. Ama neyseki başladıktan sonra gitcem demeyi bıraktı. İlk önce yüksek sesten biraz tırstığını düşünsemde çaktırmadı bize.Sonrasında biraz benim biraz babasının kucağında oyunun sonuna kadar arıza çıkarmadan seyretti.En kısa zamanda yeni bir oyuna daha götürmeyi düşünüyorum. Hayırlısıyla. Umarım bundan sonrak oyunlarıda sever ve sıkılmadan izler. İşte ilk tiyatro deneyimimizden bir kaç fotoğraf :)








Farkettimki oyunun ismini yazmamışım. Oyunumuz Pinokyo idi. Sonrasında ise hemen yan binada olduğu için Real alışveriş merkezine gittik ama Evrim Arda nın ne zamandır istediği oyuncak atları bulamadık. Yine her zamanki gibi döndük dolaştık Migrosa geri geldik. Burayı neden bilmiyorum ama ailecek daha çok seviyoruz.Diğer tüm Avm lere gitsek te bilsekte buranın yeri ayrı bizde. Belki daha çok gittiğimizden belki aradıklarımızı hep burada bulduğumuzdan belki alışkanlıktan bilemiyorum ama burayı seviyoruz :) Toyz Shop ta  çalışan arkadaşlar artık Evrim Arda ile ahbap oldular. Sağolsunlar Evrim Ardayı çok seviyorlar  ilgileniyorlar bizimle .Yine etrafına toplandı ablaları ama bizimki her zaman ki gibi yüz vermedi kimseye hayvanlarla oynamaktan. O kadar hayvandan sadece atları seçti almak için.Demekki gerçekten istiyormuş çocuğum. 

Aktivite Masası :)

Çok pratik bir ürün olduğunu söylemekle başlayabilirim.Plastik olduğu için haşarı erkek çocukları için çok uzun ömürlü olacağınız sanmıyorum ama oldukça beğendim bu masayı. Masa demek ne derece doğru bilmiyorum çünkü yerden yüksekliği 20 cm .Çocuklar bacaklarınu uzatıp kucağına koyarakta kullanabilirler. Normal masaya oturamayacak kadar küçük çocuklar için özellikle güzel bir ürün. Üzerinde ister yemek yesin ki kendi masasında kendi tabağında kendisinin yiyebilmesi ona özgüven kazandıracaktır :) Her neyse çok amaçlı yani.Bizim kullanma amacımız ise resim masası .Bizim evde henüz Evrim Arda ya çocuk masası koyacak yerimiz yok ve nasıl bir masa alacağımız konusunda fikrimiz de yok. Evrim Arda da yerde resim yapmayı çok seviyor. Hal böyle olunca kaçırmadım bu minik masayı.Dört gözle bekledik kargoyu. Aldığımıza değdi oğlum güzel güzel resimler yapıyor üzerinde :) Kısa kesecek olursam özetle almayı düşünenlere tavsiye ederim.Piyasada fiyatlar 15 ile 25 TL arasında değişiyor. Ben 20 TL ye aldım. Pepee antipatim olduğu için mickey mouse lu olsun istedim :))





Legolar ile eşleştirme ve sayma çalışmaları

Kendi başımıza yeni bişeyler uydurup adına aktivite desek te genelde bizimkiler çok basit kalıyor. Aktiviteler konusunda oldukça fazla yardım aldığım (çocuklarımızın yaşları  uygun olduğu için) arkadaşlarımdan birisidir sevgili Deniz. Tatlı kızının blogunda (BURADA) yaptığı aktiviteleri bizde taklit ederek yapmaya çalışırız. Bazen benzer bazen yanından bile geçmez :) Matematik aktivitelerini pek sevmiyor Evrim Arda ama yine de oyun şeklinde yapıyor.
Legolarla yaptığımız 5 e kadar sayma çalışması bizim için hüsranla sonuçlansada eklemek istedim :) Ben A4 kağıt ince olur diye kartona hazırladım.Elimde çizdim. Çok uzun süre oynamadı maalese.Ben 15 dk uğraştım Evrim Arda 1.5 dakikada halletti :) Ama amacına uygun olarak değil.Renklerine göre ayırmayı ve sadece boşlukları doldurmayı tercih etti saymaktan ziyade. Amaç ve yol istediğim gibi olmasada sonuca ulaşması güzel :)

12 Mart 2012 Pazartesi

Kuzen ile Takılmaca

Evrim Ardanın kuzeni Özgür ile olan resimlerinden bazıları. Özgür benim yeğenim ,canım . Beni hala yapanım ilk göz ağrım. Çok kıymetlidir benim için.





Saç baş dağınık oyun oynamaca

Fazla söze gerek yok. Tipimize saçımıza başımıza bakmadan kendimizi kaptırarak oyun oynadığımız günlerden birisi :)


Ev işi oyuncak 1-Tahta mandallar

Bu renk çalışmasının resmini internette sürekli girdiğim bir siteden kaydetmiştim.Ama hangisi olduğunu bulamadım.O yüzden isim veremiyorum. Ama eminim bir çoğunuz görmüşsünüzdür. Yazıcıdan çıkardıktan sonra (henüz bir laminasyon cihazımız olmadığı için :) ) dairenin arkasına birde karton ekledikten sonra koli bantıyla üzerinden geçtim.Mandallara da kareleri yapıştırdıktan sonra oynamaya hazır hale geldi. Fakat mandalları açıp kapamaya Evrim Arda 'nın henüz gücü yetmiyor.Onun dışında renkleri eşletirmede süperdi oğluşum.İlk denemede sadece 1 tanesini yanlış eşleştirdi. İkinci denemede hepsini yaptı.Sonra bi daha oynamak istemedi. Boşuna yaptığım oyunlardan birisi daha .Aman neyse içimde kalmadı ya :)) Resimler aşağıda : Buyrun.