Pages

20 Aralık 2012 Perşembe

Artık Materyal Çalışması : Tuvalet kağıdı rulosundan Ev

Evrim Arda 3 yaşına girince bize bir haller oldu ailecek.Meğer biz ne meraklıymışız çocukla vakit geçirmeye :)) Her gece her gece bişeyler yapıyoruz. Ve oldukça eğleniyoruz. Bazılarından o kadar keyif alıyoruz o kadar eğleniyoruz ki fotoğraf çekmek aklımıza gelmiyor. Bazılarında yarısında aklıma geliyor fotoğraf çekmek. Ama başından sonuna resimlediğimiz aktivitelerimiz çok az :) Aşağıdaki de onlardan . Umarım bundan sonra daha çok fotoğraf çekmek aklıma gelir :))















İlk baştaki resimde boyadığımız rulolar hemen kurumayınca bizde yeniden fon kartonu ile kapladık 2 roluyu daha :) nasılsa rulo çok daha :) Artık ev çöp eve dönecek nerdeyse , geri dönüşüme gidecek çöpler ayrı faaliyetlerde kullanılacak çöpler ayrı :)) Herşeyden bişey olur sonuçta :) 



17 Aralık 2012 Pazartesi

Evrim Arda'nın Kitapları 53-54-55

Daha önce bahsetmiş olduğum kitap kumbaram projesi kapsamında edindiğimiz kitaplarımızdan .
Timaş yayın evine ait Güçlü Dinazorlar Serisinin (seride 4 kitap var) 2 kitabı. Dinozor Diplo ve Dinozor Ferro .Dinozorlar çok sevimli. Kitaplar güzel. Bol resimli ve 3 yaş çocuğunun anlayabileceği basitlikte . Kısacası biz beğendik. Çok elzem olmasada denk geldiğinde serinin diğer 2 kitabını da almak istiyorum. Çünkü Evrim Arda'nın dinozorlara karşı özel bir ilgisi var. Dinozor oyuncaklarıyla oynamayıda çok seviyor mesela.


Diplo burada


Ferro burada 


Diğer kitabımız ise yine Timaş Yayın dan .Karakter eğitimi üzerine yazılmış bir seriden. 
Serinin tüm kitapları burada 
Biz henüz tek kitabını aldık. Evrim Arda nın ne tepki vereceğini henüz bilmediğim için sadece tek kitap aldım. Kitapta hikaye yok. Sadece resimler var . Resimlere bakarak çocuk hikayeyi kendisi anlatacak. Bir çok yönden faydası olacağını düşünüyorum. Belki önce bir kaç defa ben anlatırım sonra Evrim Arda dan anlatmasını isteyebilirim. Henüz bu kitabı denemedik. Bunun için geniş rahat bir zaman dilimi olsun istiyorum. Bu aralar hepimiz koşuşturma telaş içerisindeyiz. Yavrum da yazık kendi kendine aktiviteler yapıyor bu ara :))) Ama kitabın arka sayfasında zaten öykü yarım sayfada anlatılmış. Sadece okumak isteyen anne babalar için uygun .Altınada boş yarım sayfa bırakılmış. Sizin çocuğunuzun anlattığı hikayeyi yazmanız için.Tabiyki buraya okuma yazma bilen çocuklar kendi hikayelerini yazabilirler :) Daha bile faydalı olur sanıyorum. 
 Umarım en kısa zamanda bol bol vaktimiz olur , bu güzel kış gecelerinde bizde oturup oğlumla kitap okumanın yazmanın tadını çıkarabiliriz :) Sağlıcakla ve bol kitapla kalın :))




Kitap Kumbaram Projesi

Geçenlerde okulumuzda kitap okumayı sevdirmek maksadı ile kartondan kitap kumbaraları dağıtıldı. Bir çok ilde yapıldığını gördüğüm bir proje bu. Kitapkumbaram projesi. Resmi sitesi : http://benimkitapkumbaram.com/index.html buradan inceleyebilirsiniz. Sizin okulunuzda olmadı ise henüz olması için siteden başvurabilirsiniz.



Kumbaramızda biriken paramız ile bizde kitaplar aldık. Kitaplar indirimli değil normal piyasa satış fiyatı ama olsun.Sanırım okullar başvurduktan sonra kumbaralar dağıtılıyor. Sponsor timaş yayınevi olduğu için bu yayın evine ait kitapları satan bir çocuk kitapçısı ile anlaşılarak okula kitap satış standı kuruluyor. Bizde bu kurulan standdan yeni kitaplar aldık kendimize. Evrim Arda epey bir kitap kucakladı seçti ama maalesef hepsini alamadık :) 
"bu güjelmiş anne bunu da alayım " "duy anne ben bunu beyendim" " anne bunu da çeçtim ben" diye diye topladı ne kadar hayvanlı dinazorlu kitap varsa :)) Bizim okulumuza küçük bir stand kuruldu ama internetten gördüğüm kadarıyla büyük okullarda çok daha güzel gerçekleşmiş proje. Ama olsun bizim miniklerimizde gereken ilgiyi gösterdiler projeye :)) 
Çok şükür kitapları seven ilgilenen bir oğlum var. En son dün D&R a gittik. Yine orada da bir kucak kitap aldı. Hatta yaşından büyük kitaplara ilgi göstermeye başladı. Zorla spiderman kitabı almak istedi. Beni ikna etmeye çalıştı. Ben "oğlum bak bu kitap 6 yaşında abiler için " dediğim için " anne ben büyüdüm bak , 6 yaşına geldim "diye beni kandırmaya çalıştı kollarını iki yanına açarak .Maalesef öyle bilmiş bilmiş konuşmakla olmuyor bu işler :)Bu arada spiderman ın Evrimcesi : pispaydırmen :D   
Yine zar zor ikna ettik geri bıraktırdık çoğunu. Ortalıkta sepet olmamasına rağmen : "ben aradıyımı buydum , duy sepetime atayım " "duy ben bunuda alıyoyum " diye diye dolaştı kitapçının içinde :)

Bunlarda okulumuzda kurulan kitap standından. Aslında sınıfımızın çocuklarını kitap seçerken tek tek fotoğraflayacaktım ama bende kendimi kaptırdım kitaplara. Hiç aklıma gelmedi o sırada :)) 





7 Aralık 2012 Cuma

10 kasımda ATATÜRK' ü Anma

10 Kasım anma törenleri için bizim çocuklarımız henüz küçük olmasına rağmen sevgli öğretmenimiz onlara Yüce Atatürk ile ilgili şiir öğretmiş . Sağolsun daha öncesinde de Ulu Önderimizi sevdirmek için elişi çalışmaları şarkılar şiirler vs uğraşıyordu kendisi :) 10 Kasım törenlerine katılamasalarda okulda küçük bir anma programı yapıldı. Cumartesi gününe denk geldiği için sanırım sınıfımızdaki tüm çocuklar katılmadı maalesef. Ama olsun 5 tane çocuğumuz aslanlar gibi çıkıp şiirlerini okudular desemde siz inanmayın emi :))  Aslında öncesinde çok güzel okumalarına rağmen sanırım topluluk önüne çıktıkları için utandılar hepsi mırıl mırıl ağızlarının içinde konuştular . Ama olsun yine de hepsi çok tatlıydı :))







Bi Milyon Nedenim Var

Evet evet benim mutlu olmak için nedenlerim var. Bir kaç gün önceki  negatif halimden bugünlerde eser kalmadı . Sanırım dönem dönem bu iniş çıkışlar ruhumuzu besliyor. Mutsuz olmayınca mutlu olmanın kıymetini bilmiyoruz. Yada en azından kendi adıma konuşursam öyle .
Okuldan gelir gelmez benimle mutfak masasında sohbet eden , okulda tahterevalliden düştüğünü (aslında kendisinin atladığını) ,arkadaşı Belinay'ın patateslerini başka bir arkadaşı Efe'ye vermek istediğini ,ama Efe'nin istemediğini , uykudan kalktıklarında yastık savaşı yaptıklarını ve bunu yaparken çok eğlendiğini büyük bir heyecanla anlatan ,anlattıkça benide eğlendiren bir oğlum var. Eminim sayarsam daha 1 milyon sebep bulabilirim mutlu olmak için. Sizde ararsanız bulabilirsiniz buna da eminim. Aslında sebeplerin sayısı bile önemli değil , sadece sağlıklı isek , sıcak bir yuvamız varsa soframıza sıcak bi kap yemek koyabiliyorsak bunlar yeter artar bile mutlu olmak için. Bugün oğlum "tüm ailelerin evleri vardır , mutfakları vardır, odaları ,duvarları vardır biliyormusun anne " dediğinde içimden "sadece şanslı olanların annecim "diye geçirsem de sadece "evet annecim " diyebildim . Yapmadıklarımızdan -yapamadıklarımızdan bahsedemedim. Umarım oğlum büyüdüğünde ona anlatabilecek kadar yaptığımız - yapabildiklerimiz çoğalır :) O da daha yapılması gerekenleri , kendisinin yapabileceklerini , içindeki iyilik potansiyelini farkedebilecek kadar İYİ olur.
Canım oğlum , canımın yarısı , seneler sonra belki bu yazıları okuyacaksın senin için bişey ifade edecekmi bilmiyorum ama benim için bunları yazıya dökebilmek bile çok önemli :))  Sağlıcakla , mutlu ve iyi kalın....
NOT : 1 milyon nedenim hazır ama yazarsam buraya sığmaz o yüzden yazmıyorum :P




Bul Karayı Al Parayı ,Çok Severim Bu Oyunu :)

Eskilerin bul karayı al parayı oyunu şimdilerde nesne bulmaca oldu . Akşam yemeğinden sonra enerjisini hala atamamış bir bebe varsa evinizde sizde "bu akşam değişik ne yapsamda oyalasam "diye mutlaka düşünüyorsunuzdur. Elimde ütülenecek çamaşırlarla gezerken koltuktan koltuğa hoplayı zıplayan Evrim Arda için acil bişey bulmam gerekti. Hemen elimdekileri bırakıp koştum odasına . Şöyle bir bakındım. Oyuncakların boş yumurtaları gözüme çarptı. O an aklıma geldi Bizde küçükken oynardık . Ama biz fincanla oynardık Altına herhangi bişey saklar bul karayı al parayı oynardık :) Zaten bilmeyen yoktur oyunu .Anlatmaya gerek yok ama sadece bi noktada uyaracağım. Çocuğunuz küçükse benim gibi farklı renklerde saklama kapları kullanırsanız iyi olur. Eğer daha büyük dikkatini toparlayabilecek bir çocuğunuz varsa tabiyki tek renk kap kullanabilirsiniz. Baba oğul bu gece bul karayı al parayı oynadılar. Oldukça da eğlendiler. Arada Evrim Arda 2 defa açmak istesede ve hep kendisi saklamak istesede başka oyunlara göre oldukça uyumlu oynadı. Sanırım bunun kreşle ilgisi var.Orada  sıra kendine gelene kadar beklemesini de öğreniyor çünkü.
Eminim bundan sonraki oyunlarımız daha da eğlenceli geçecek. Ama ben en çok oğlum bir an evvel büyüyüpte bizimle scrabble oynacağı günleri bekliyorum :)) Umarım çok uzak değildir.. . Bol oyunlu ve sağlıklı günler ...









15 Kasım 2012 Perşembe

İşte Benim Blogger Ödüllerim

Oğlumun blogunu açalı 1 seneyi biraz geçti . Bu süre zarfında çok anne çocuk blogu ,el emeği blogu inceledim. Çok güzel kurulmuş dostluklar gördüm. Benimde dostlarım oldu. Gün geldi ödülümde oldu sonunda. Sevgili Elif Sevim bizim sitemizi ödüle layık görmüş. Kendisi buradan da teşekkür ederim. 

Sevgili Elif 'in blogu : http://alikemalalp.blogspot.com/  İzleyin çok güzel aktiviteler yapıyorlar. 


Bu ödülün amacı izleyici sayısını arttırmak. Bende amacına uygun olarak aşağıdaki blogger arkadaşlarıma gönderiyorum. Umarım herkese uğurlu gelir :) 

İşte ödüllerim : 
http://cocuklarimlabuyurken.blogspot.com/  Yemek blogu olan ama çocuklarıyla yaptıklarını da ayrıca paylaşmak isteyen tatlı bir annenin blogu. Mutlaka bakınız çok güzel şeyler yapıyorlar çocuklarıyla. 

http://cocuklugeziler.blogspot.com/  Nurturiadan yakın arkadaşım Nihal 'in çocukla nerelere gidilir , neler yapılır adına yazdığı çok  faydalı blogu .

http://aselname.blogspot.com/ Yine nurturiadan çok yakın arkadaşım Hacer'in blogu . Benim blog yazmaya başlamama sebep olan 2 arkadaşımdan birisidir kendisi :) Benim oğlumla yaşıt tatlı kızının  yaptıklarına bayılıyorum . 

http://annediryuregi.blogspot.com/ Sevgili Nurcan Hanım bu ödülü almış daha önce ama 17 aylık oğlu için o kadar güzel şeyler yapıyor ki oğlu için ben onada gönderiyorum. 

http://oyuncuanne.blogspot.com/ Yine nurturiadan yakın arkadaşım Merve 'nin blogu. Blog yazmaya yeni başladı sayılır ama çok hızlı yok alıyor .Sevimli oğluyla yaptıkları süper . Gerçekten tebrik ediyorum. Ve blogunun çok daha iyi yerlere geleceğine eminim :) 










12 Kasım 2012 Pazartesi

Her sabah her sabah :)

Biz her sabah neler yapıyoruz. değişmeyen rutinimiz nedir :)
Sabah uyanınca anneye naz yapılır biraz kucağında yatılır .Sohbet edilir. Sonra genellikle 1 kase sütlü gevrek yenir .Giyinilir ve evden çıkılır .Yolda sevgili arkadaşımız Duru ile buluşup okul yoluna düşülür :) Okul kapısına gelince yardımcı ablalara pas verilmez. Hatta dilimizden düşürmediğimiz ablamız bile görmezden gelinir ayakkabıların anne tarafından değiştirilmesi istenir :)) Sonra sınıfa geçilir. Kendi güzel ama yüreği daha güzel öğretmenimiz tüm öğrencilerini kapıda karşılar hepsinin yanağında öpücük kondurur hepsini güler yüzle günaydınlarla karşılar . Sonra anne ile vedalaşılır , iyi eğlenceler dilenir ve anne kapıdan çıkmadan oyuna başlanır :)) Hemen akabinde eller yıkanır mini mini lavabolarda ; tren olup kahvaltıya gidilir :)
Anne de bu sahneyi görmenin mutluluğu içinde ev yoluna koyulur tekrar.
Gökten 3 elma düşermi , düşerse kime düşer bilmem ama bize elma düşmese de olur :) Ben bu rutini yaşamaktan öyle mutluyum ki extra bi elmaya ihtiyacım yok :))







2 Kasım 2012 Cuma

Oyun Hamuru Oyunları -2



Oyun hamur ile çok fazla oynamadığımızı söylemiştim daha önce. Birde kreşte hamur ile oynayınca evde hiç aklına gelipte hamur oynamak istiyorum demiyor Evrim Arda . Arada ben çıkartırsam canı isterse oynuyor. Çoğunluklada kısa sürüyor :) Ama bu defa işin içine sevdiği şeyleri katınca biraz daha fazla oynadı sanki :))

Önce hamurdan küçük toplar yaptık. Sonra gündüzden benim budanan ağaçlardan getirmiş olduğum parçalardan kesip hamurun üzerine soktuk. Küçük ağaçlar oluşturduk. Sonra geniş bir toprak yüzey gibi bir alan yaptık hamurdan .Üzerine minik minik kopardığımız yeşil ağaç dallarını taktık. Kocaman bir orman yaptık. Birde ormancı koyduk içine. Birkaç plastik ağaç figürümüz vardı onları da ekleyince tastamam orman oldu. Sonra Evrim Arda nın ormancısı ormanda yangın çıktığını farketti. Alo 177 yi aradı. Sonra itfaiyeci Sam geldi .Yangını söndürdü. Heyacanlı bir macera daha bitmiş oldu böylece :)) Küçük masamızın yüzeyi çok renkli olduğu için yaptklarımız pek anlaşılmamış fotoğraflarda ama ana fikir önemli zaten :)) Bol oyunlu bol hamurlu günler dilerim :))
Ertesi sabah ise yeniden aklına gelip ağaç yapalım anne deyince ortada kalanlardan bir minik saksıya hamur sıkıştırıp üzerine de ağaç yapıverdik. Arda öğretmenini çok sevdiğini için götürmek istedi ben de izin verdim :)
Öğretmenimizle konuştuk ileriki günlerde böyle bir uygulamayı sınıftaki diğer minik öğrencileriyle de yapacak :)

İşte bizim ormanımızın resimleri :












Evde Oyun Hamuru Yapımı

Eveett sonunda bu da oldu. Evde oyun hamuru yaptım. Oldukça da beğendim. Arkadaşımın çok sevimli bir kızı var ama bu sevimli kızın bir muzurluğu var. Oyun hamurlarını ağzına alıyor. Onun yüzünden abisi rahat rahat hamurla oynayamıyor evde :) Yapsak yapsak ne yapsak evde oyun hamuru yapsak. BU gece sıcağı sıcağına internetten tarif aldık ve yaptık . Oldumu peki ? Evet oldukça güzel oldu. Hatta tam soğumasını bile beklemeden kuzular geçti başına epey oyalandılar. Bizim ufaklık ta attı ağzına sürekli ama tuzlu olunca acı acı deyip durdu .Sanırım bir süre sonra bir kaç defa ağzına aldıktan sonra hevesi geçip ağzına almayı da bırakabilir. Çünkü ne kadar yapma kızım alma ağzına desekte fayda etmiyordu aksine daha cazip geliyordu ona. Umarım bundan sonra bırakır :)))
Fotoğraf nerde diyeceksiniz. O kadar hızlı oldu ki aklımıza bile gelmedi fotoğraf çekmek. Elimizde sadece kırmızı gıda boyamız olduğu için sadece kırmızı hamur yaptık ama diğer renklerden de yapmak için sözleştik. Artık o zaman çektiğim fotoğrafları eklerim .

Gelelim Tarife :
Bir çok siteye baktım internette . Genelde aynı tarif vardı .

1 bardak un
1 bardak su
1/2 bardak tuz
2 çorba kaşığı  tartar kremi (bunun yerine aynı miktar elma sirkesi kullandık)
2 çorba kaşığı sıvı yağ
Gıda boyası

Boya ve yağ hariç tüm malzemeleri karıştırıp en küçük ocağa koydum. Tahta kaşık ile karıştırarak pişirdim. Hamur olmaya başlayınca sıvı gıda boyasını kattım . Farklı renklerden yapacaksanız boyayı katmadan hemen önce ayırmayı unutmayın. Toz gıda boyanız varsa eğer çok az suda erittikten sonra kullanın.Sıvı boya daha güzel eşit  karışıyormuş nette yazan tariflere göre :) Sonra sıvı yağı ekledim. Zaten olmaya başlayınca anlıyorsunuz. O kadar çabuk oldu ki . Bu kadarlık malzeme rahat rahat 3-4 play-doh oyun hamuru kutusunu doldurur. Diğer renkleri de yapınca fotoğraf eklerim yapımına dair. Ama o kadar basit ve çabukki şaşıp kalacaksınız. Zevkli oyunlar dilerken play-doh 'nun kendi sitesinde vermiş olduğu renk paletini paylaşmak istiyorum. Sizde ana renkleri karıştırarark istediğiniz renkte oyun hamuru elde edebilirsiniz.


Mutluluk Ekmeğin Kenarında

Evlenmeden önce anaevinde ekmek almaya hep ben giderdim.Evin küçüğü olduğum için sanırım. Sıcacık ekmeğin iki kenarınıda koparıp yemek benim için büyük zevkti. O zamanlar bu kadarcık şeyin bile şükretmem için yeterli olacağını bilemezdim tabi. Büyüdüm evlendim. 5 sene sonra bir taş fırının karşısına taşındık. Her gün sıcak ekmek , ramazanın her gününde sıcak pide yemek benim için lüksten öte bir alışkanlık oldu :) Hatta bu  fırınlar yüzünden oldukça kilo aldım ama bu mutluluğu hiç bişeye değişmedim . Gün geldi anne oldum , oğlum büyüdü , beraber fırına gitmeye başladık. Şimdi ekmeğin bi kenarını ben koparıyorum bi kenarını oğlum . Bu mutluluk ise hiç bişeye değişilmezmiş. Eskiden bunun büyük bir nimet olduğunun farkında değildim ama anne olduktan sonra bu basit görünen olayın içinde bile kocaman bir mutluluk saklı olduğunu görebiliyorum. Mutluluk  arayan bulabilen için küçük ayrıntılarda saklı sanırım . Siz siz olun küçük şeyler için birbirinizi kırmayın . Hayat çok kısa anlık mutluluklarda saklı. Başınızı sokacak sıcak bir yuvanız varsa ; sofranıza hergün bi kap sıcak yemek varsa , sağlığınız sıhhatinizde yerindeyse gerisini salın gitsin. Her şey bir şekilde yoluna girer .Maksat gönüller bir olsun.
Hiç bir zaman yanınızdan ekmeğin kenarını paylaşacak birilerinin eksik olmaması temennisiyle :)) Hoşçakalın...

İlk Ödevlerimiz :)

Ödevlerimiz dedim başlıkta evet Arda henüz ödev kavramından haberdar değil. Yada en azından ben öyle düşünüyorum.Çünkü öğretmenim bana ödev verdi deyip durdu :) Sanırım ödevi hediye gibi bişey zannediyor :D
Gelelim fasülyenin faydalarına , başladık ödevlerimizi yapmaya ,hızımızı alamadık 2 gecede 9 sayfa ödevi bitirdik. O da yetmedi kendimiz kesme-yapıştırma yaptık. 3 yaşındaki bir çocuk için ödev kavramını doğru bulmasamda :öğretmenimizin çocuklar aileleriyle beraber bişeyler yapsın , aktivitelerine ara vermemiş olurlar hem demesi üzerine ikna oldum. Zaten yapmak istemeseydi yaptırmayacaktım kesinlikle .Ama işin içinde kalem ve kağıt varsa Evrim Arda o işten sonuna kadar zevk alır. Nitekim de öyle oldu. Büyük bir ciddiyetle çizgi çalışmalarını yaptı ; büyük bir keyifle de kesme-yapıştırma resimlerini yaptı :) Yani ben kestim o yapıştırıcıyı sürüp yapıştırdı. Henüz makas kullanmayı beceremiyor benim tatlı oğlum çünkü :))